binbir gece dizi haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
binbir gece dizi haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2008 Perşembe

Kavak Yelleri'nin Güzeli Pelin Karahan


Kanal D'de yayınlanan ve yoğun ilgi gören Pelin Karahan(Aslı) ile yapılmış keyifli bir röportaj.


ALEXAA TOOLBARI HEMEN BEDAVAYA YÜKLEYİN İNTERNETİ DAHA HIZLI KULANIN
http://info.alexa.com/site/download Linke tıklayıp ''Install Now'' yazan yere tıklayın interneti daha hızlı kullanın

6 Ekim 1984 Ankara doğumlu Pelin Karahan,Kavak Yelleri adlı diziden önce Demirdöküm,Coca Cola,ve Carrefour reklamlarında oynadı.

*Kavak Yelleri bir Ege kasabasında, başlarında kavak yelleri esen damarlarında deli kan dolaşan büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini işliyor. Bu ekipten biri de Aslı.. Bize Aslı'yı anlatırmısın?


Pelin:Aslı 17 yaşında.Kasabada büyümüş üniversite sınavına hazırlanan bir genç kız . Ailesinin maddi sorunları var.Sınavı kazanmak zorunda ki hayatını garantiye alsın.Lise sonda okuyor Aslı, ama çalışmak zorunda da kalacak.Çünkü annesine ve ailesine destek olmaya çalışıyor.Babasına çok düşkün ve babası onun gözünde bir kahraman.Aslı nın Efe ve Deniz isminde çocukluk arkadaşları var.
Çok iyi arkadaşlar ama Aslı bir yandan da genç bir kız tabii.Yavaş yavaş Deniz'e bir aşk beslemeye başlıyor.Ama bunu bazı durumlarda bastırmak zorunda kalıyor.
İlk kez aşkı tatmış oluyor ve yeni bir kız geliyor, ona karşı kıskançlıkları doğuruyor. Aslı çok inatçı ve sert görünümlü bir kız. Kız gibi değil aslında biraz erkek gibi.

*Aslı maddi zorluklara rağmen okuyor.Hiç böyle bir süreç yaşadın mı ?

Pelin: Orta dereceli bir ailenin çocuğuyum. Zaman zaman sıkıntılarımız oldu ama atlatıyorsunuz. Ailenin birbirine kenetlenmesiyle ilgili.

*Aslı ile Pelin'in örtüşen ve örtüşmeyen yanlarını senden öğrenebilir miyiz?

Pelin: Ben tamamen içimden geldiği gibi canlandırıyorum Aslı'yı. Eğer ortak bir özelliğimiz varsa kameraya yansıyor.Bende çok inatçı ve kıskancımdır.Bazı şeyler örtüşmüyor mesela. O zamanlar da 'Ben olsam ne yapardım?' diyorum ve Aslı'nın hal ve tavırları çıkıyor ortaya. Aslı Deniz'e olan aşkını söyleyemiyor.Ben olsam söylerdim.Benim daha yumuşak yanlarım var, Aslı çok sert bir kız ama onu oynamak çok keyifli.

*Aslı'nın aile sorunları var.. Pelin de onun gibi aile sorunları yaşadı mı?

Pelin:Çok girmeyeyim o konuya ama tek sıkıntım annem ve babamın ayrı olması. O da günümüzde sorun olmaktan cıkıyor. Annem beni çok güzel yetiştirdi.O konuda psikolojisi bozuk bir çocuk olarak büyümedim. Annemin ikinci evliliğinden de bir kardeşim var.

*Senin de hayatının herhangi bir dönemimde başında kavak yelleri esti mi ?

Pelin: Tam o yaşlardayken geçti.Ben şimdi 23 yaşındayım.Aslı 17 yaşında, altı yıl öncesine bakıyorum, ne kavak yelleri esmiş...Ama çocukluktan çıkıp iş hayatına girince para kazanmaya başlayınca duruluyorsunuz ve daha mantıklı düşünmeye başlıyorsunuz.

*Kavak Yelleri sende eserken neler yaşadın?

Pelin:Çok başına buyruk bir genç değildim.O zamanlar mantıklı gördüğüm şeyler şimdi bana çok çocukça geliyor.Evden ayrılıp üniversiteye gittim.
Şimdi olsa yapmazdım.17 yaşında aileden ayrılmak bir genç kız için hiç de kolay değil.Ama iyi ki de yapmışım, hiç pişman değilim.

*Dört reklam filmini saymazsak bu ilk ciddi oyunculuk denemen.Olay nasıl gelişti nasıl fark edilip keşfedildin?

Pelin:Ankara'dan İstanbul'a geldim okuldan sonra. Üniversitede okurken yazları staj yaptım otellerde ama o işin bana göre olmadığına karar verdim.Bodrum'da, Ankara'da çalıştım.

*İstanbul'a gelince ne oldu?

Pelin:İnteraktif reklam hizmeti veren bir şirkette müşteri ve halkla ilişkilere baktım. O sırada, 'Ajansa yazdıralım seni' dediler.

*Kim dedi?

Pelin:Ben istiyordum zaten. İstanbul'da geçinmek kolay değil. Ek gelir olurdu.Yüzümün uygun olduğunu söylediler.Bir şekilde ajansa kaydoldum ve yolun başındayken önüm çok açıktı.İki ayda dört reklam filmi çektik.Ajans yoluyla bana kast haberi geldi.Görüşmelere gittim, iki üç kez görüştük. Anlaştık.

*Kaç kişinin arasından seçildin?

Pelin: Çok kalabalıktı.

*Bugüne kadar herhangi bir oyunculuk eğitimi aldınmı?

Pelin:Benim hiçbir oyunculuk eğitimim yok. Diksiyon dersi bile almışlığım yok. Ama bu reklam çekimleri başlayınca ' bu işten keyif aldığıma ve bu işten para kazandığıma göre, bunun eğitimini almam gerek' diye düşündüm.
Aslında sadece doğallıktan başlayan birşey bu.Eğitim almadığım için doğal olduğumu söylediler.Birtakım akademiler var bir yıllık, altı aylık.Bunlar iyi tiyatrocuların kurduğu akademiler. Onları araştırdığım zaman bu dizi çıktı karşıma.Çok iyi oyuncular, çok iyi bir kanal, çok iyi bir ekip...

*Yönetmenle ne konustun sete gittiğinde?

Pelin:'Her zaman doğal oyna' dedi. Bende içimden geldiği gibi oynadım.Bizim ekibimiz çok güler yüzlü,rahat ediyorsunuz.
İçimden gelenm her duyguyu rahat rahat oynadım.Ben işin eğlencesindeydim belki, ama bu iş benim içimdeki yeteneği fark etmemi sağladı.
Çünkü çok iyi bir proje, çok iyi bir kanal.Beni de seçtiklerine göre , bir şey var demek ki.

*Yıllardan beri magazin dünyasını çok yakından takip ediyormuşsun...

Pelin:Magazini takip ettim ama hiçbir zaman o kadar yakıdna değildi.Demet Akalın'ın kiminle evlendiğini ya da Bülen Ersoy'un hangi yarışmada jüri olduğunu bilirim, çünkü heryerde var. Haberde şov programında.


*'Oyuncu olsam, şunun gibi yükselsem' diye düşlerin oldu mu?

Pelin:Hayır hiçbir zaman olmadı.'Ben çok utanırım' die düşünüyordum ama tersi oldu.

*Aslı rolüne nasıl hazırlandın?

Pelin:Bir hazırlığım olmadı.Odada kendi kendime, ' Şöyle yapmalıyım böyle yapmalıyım' demedim.Oraya gittiğinizde o anda,o karakter çıkıyor içinizden.
Yönetmen anlatıyor, okuyorsun ve oynuyorsun.Doğal bir şekilde yansıtıyorum.Yönetmen beni rahat bırakıyor.Bütün oyunculara karşı böyle bende onların bir parçasıyım.

*Oyunculuk eğitimi almamış olman büyük bir kayıp değil.Çünkü bu tarz oyuncu sayısı hiç de az değil.Ayrıca nota bilmeyen solistler bile var bu ülkede.Bu konuda Pelin, kendine ne kadar güveniyor?

Pelin: Kafamda bu tarz bir iş yoktu.Reklam çekerken de yoktu.Bu dizinin başlamasıyla çok iyi şeylerin olacağına inanmaya başladım. Ama seçici olmak lazım.Ben seçici olursam bana köstek olmayacak insanlar olursa, içimde çok güzel şeyler var.

*Dizideki Aslı ÖSS ile savaş halinde... Eğitim sistemi sence düzgün mü , yoksa yapılması gerekenler var mı?

Pelin yaşlarda ben ilk dershaneye gittiğimde deneme sınavına girmiştim ve eve ağlayarak dönmüştüm.'Annem buraya para yatırıyor ve ben yapamayacağım' demiştim.O kadar korkunç ki üç saatte seni kısıtlıyorlar.Yaptın yaptın,yapamadın gittin.Emeklerin tamamen boşa gitti.Yılmamak lazım. Gidişat iyi değil.Bu sürecin okul düzenine yayılması lazım. 3 saatte kalmamalı.Bu bir gencin hayalleriyle oynamak demek.Biz bu düzene ayak uydurup bir şekilde pes etmeden devam etmeliyiz yoksa olan yine bizlere olacak.

*Oyunculuk konusunda ne planlıyorsun?

Pelin:Ben plansız programsız hareket ediyorum, ama bir sinema filmi teklifi geldi bile.TAbii ki oynamak istiyorum.Bundan sonra bir dizide de sinema filminde de ..Şu an değerlendirme aşamasındayım.Çok gencim çok farklı işler gelebilir, seçici olmak dikkatli olmak lazım.Acele etmeden her işi değerlendirerek devam etmem lazım. Bu dizi benim için çok önemli ama gelen teklifleri değerlendiriyorum.

*Bu bir yaz dizisi oldu...

Pelin: Aslında yaz dizisi değil.Bu yaz başında başladı ama 2008 e kadar devam etsin istiyoruz.Biz çok umutluyuz.

*Televizyonda izlediğin diziler hangileri?

Pelin:'İkinci Baharı çok severdim.Favorimdi.'Binbir Gece' , ' Avrupa Yakası' , 'Yaprak Dökümü' nü de izliyorum.Çok farklılar.Sitcom'u da çok seviyorum, ' yaprak Dökümü' gibi dizileride.

*Oyuncu olarak kimi ya da kimleri örnek alıyorsun?

Pelin:Bu işlerde gözüm olmadığı için kafamda oluşmadı.Meltem Cumbul ,Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer'i çok beğenirimBirçok isim var böyle.

*Bir genç kız olarak bu yaldızlı dünyaya girmek üzeresin.Bu seni ürkütüyor mu ?

Pelin:Aslında çok ürkütmüyor.Kendime ve kişiliğime çok güveniyorum.Hırslı değilim yükseklerde gözüm yok.Gittiği yere kadar iyi bir şekilde ilerletmek istiyorum.
Birileri tanıyacak sadece ama onun dozunu ayarlayabileceğimi düşünüyorum.Peşimden koşturtmayı sevmem.O durumlar bana göre değil.Kişiliğimden ödün vermeden insanları kırmadan ilişkilerimi devam ettirecetğim.

*Dizide Deniz rolündeki İbrahim Kendirci'ye sırılsıklam aşıksın.Peki gerçek hayatta aşkla aran nasıldır?

Pelin:Ben severim sevgimi de belli ederim.Bir yıldır sevgilim var ve onu çok seviyorum.Sevdiğimi belli de ediyorum.Benim de lisede platonik aşklarım oldu.Karşı taraf hiç bilmedi bile.Ama büyüdükçe ilişkiler oturuyor.

*Bu durum onu rahatsız ediyor mu?

Pelin:Çok güzel bir ilişkimiz var bunun için bozulmasından korkuyor olabilir.Belki kendi içinde birtakım düşünce ve sıkıntıları olabilir ama bana çok destek oluyor.En başta o bana cesaret verdi.Onu desteği olmasa ben bu işe giremezdim.İzmir'de çekiyoruz diziyi.Birbirimizi 1 ay göremiyoruz bazen.Ama o geliyor,ben gidiyorum.
Bugün katıldığım bir programa cıkmadan önce bana 'İyi şanslar seninle gurur duyuyorum' diye mesaj cekti. Çok sevdiğiniz bir erkeğin desteğini hissetmeniz çok önemli.

*MEsleği ne?

Pelin:Reklamcı.Reklam ajansı var.

*Hayallerinizde evlilik var mı?

Pelin:Var tabiki.O benden dört yaş büyük.Düzenimizi oturttuktan sonra istiyoruz

Avrupa Yakası'nın Yeni Yıldızı Gürgen Öz


Okan Bayülgen'in ''Makina'' programı ile yıldızı parlayan Gürgen Öz iki kez konuk oyuncu olarak rol aldığı ''Avrupa Yakası'' dizisinde esas oyunculuğa terfi etti. Gaffur'un ayrıldığı kapıcı dairesinin yeni misafiri Cesur'u Öz canlandıracak.
Gürgen Öz,yeni karakteri: "Cesur taşralı olmaktan kompleks duyan, ''Nişantaşılı,olmaya çalışan özenti biri"sözleri ile tanımlıyor.
Avrupa Yakası'nın yeni oyuncusu Gürgen Öz'le yapılmış keyifli röportaj...

ELİF BERKÖZ ÜNYAY


Popüler dizi "Avrupa Yakası"ndaki "ayrılık haberlerine" alıştık. Bu kez kapıcı dairesinden biri gidiyor: Gaffur. Ama bu daire yeni sezonda köyden gelen yeni bir misafiri ağırlamaya hazırlanıyor. Gaffur’un annesi Hediye hanımın kardeşi, Gaffur’un dayısı Cesur’u. Bu karakteri Okan Bayülgen’in "Televizyon Makinası"ndaki skeçlerinden tanıdığımız Gürgen Öz canlandıracak. Dizinin kadrosuna katılacak bir diğer isim ise Binnur Kaya. Kaya da derginin yarısını satın alan görgüsüz, sosyetik bir kadını oynayacak.

Öz 19 Eylül’de başlayacak dizideki karakterini özenti, "Nişantaşılıyım" havalarında biri olarak tanımlıyor. Karakteri için hiçbir fiziksel değişiklik yapmayacağını söylüyor: "Cesur için değil, kendim için diyetteyim. ‘Televizyon Makinası’ yüzünden 10 kilo aldım. Canlı yayında doğaçlama espriler yapmak çok zordu. Strese girdim. Bu da bana 10 kilo olarak geri döndü."



Hazır cevaplığınız, spontane esprileriniz… "Televizyon Makinası"ndaki skeçlerin en dikkat çekici ismiydiniz. Program bittikten sonra pek çok teklif almış olmalısınız…

Evet. Çok teklif aldım. Diziler, programlar… Ama benim istediğim gibi bir şey yoktu aralarında. İçimden "Keşke ‘Avrupa Yakası’ndan teklif alsam" diye geçirdiğim günlerde telefonum çaldı. Arayan dizinin yönetmeni Jale Atabey’di. Onunla daha önce bir dizide birlikte çalışmıştık. Jale "Gülse Birsel’le yeni bir karakter için seni düşünüyoruz" dedi. Seve seve kabul ettim. Ertesi gün Gülse hanım aradı, karakteri anlattı. Karakter analizini verdi, senaryoyu gönderdi.


Gülse Birsel’in sizden rolle ilgili istekleri oldu mu? Fiziksel bir değişiklik ya da şiveli konuşma gibi?

Hayır. Tipim aynı kalacak, yerel bir şivem yok. Birsel sadece oyuncuların senaryonun dışına çıkmasını istemediğini söyledi. Bu prensibine saygı duyuyorum. Zaten senaryo yeterince komik. Oyuncunun repliğine kendi kafasından ek yapmasına, doğaçlamaya gerek yok.
İlk bölümdeki karakterle 10 bölüm sonraki karakter aynı değildir. Karakter yavaş yavaş oturur. Diğer oyuncularla paslaşılır. Gelen tepkilere göre senaryo ilerleyebilir. Oyuncu karaktere yavaş yavaş hayat verir. Karakter ilk başlarda mekaniktir, zamanla yaşamaya başlar. Benim oynayacağım rol de böyle gelişecek, büyüyecek.



"Bir komedyenin içinde olmak isteyeceği bir iş"
Siz dizinin sıkı takipçilerinden biri miydiniz?

Sürekli izlerdim. İki kez konuk oyuncu da olmuştum diziye. Türkiye’de, neredeyse 90 dakika süren bir sitcom’un tutmasını sağlamak büyük başarı. Bir komedyenin içinde yer almayı isteyeceği, çok eğlenceli bir iş "Avrupa Yakası". Oyuncuların eğlendiği bir projenin seyirciye yansımaması mümkün değil zaten.
Dizi şunu da ispatladı. Bu bir star işinden çok, ekip ve hikaye işi. Oyuncular çıktı, oyuncular gitti ama hâlâ seyirciyi yakalamayı başarıyor.

Kapıcı dairesinin yeni misafiri sizsiniz. Oynayacağınız karakter nasıl biri?
Kapıcının karısı Hediye hanımın kardeşini oynayacağım. Apartmanın kapıcı dairesine misafir geliyorum.

Yani Gaffur’un dayısısınız. Gaffur dayıya mı çekmiş? Siz de onun gibi zaman zaman psikopat yanı ortaya çıkan bir karakter mi olacaksınız?
Karakterle ilgili sürpriz bozulmasın istiyorum. Özet geçeyim rolü. Karakterin adı Cesur. Cesur taşralı olmasına rağmen, kompleksleri yüzünden bunu kabullenmeyip tam aksi yönde davranan biri. Özenti bir tip. "Ben Nişantaşılıyım" havalarında.


"Kaçmanın bir yolunu bulacağım artık"
Dizideki roller oyuncuların üzerine yapışıyor. Mesela Peker Açıkalın ve Engin Günaydın. Selin’i oynayan Evrim Akın da bu yüzden ayrılmıştı diziden. Karakterinizin ömrü bittiğinde başınıza dert açar mı bu durum?
Benim şu aşamada rol üzerime yapışır gibi bir korkum yok. Oyunculukta karakterin üzerinize yapışması her zaman bir risktir. O durumu ancak kendinizi yenilediğiniz zaman kırabiliyorsunuz. Seyircinin sizi bir başka karakterle benimsemesi zaman alıyor. Beni "Televizyon Makinası"ndan tanıyanların yeni tiplememe alışması zaman alacak. Keza benim de öyle.



İyi reyting alan bir dizide oynamanın bir bedeli var. Yolda yürürken rahat bırakılmayacak, senaryo hakkında tüyolar istenilecek sizden. Bir yandan insanları kırmamanız bir yandan ağzınızı sıkı tutmanız gerek.
Sokakta ilgi görünce, tanınınca motive oluyorum. Tersi de oluyor tabii. Markette diş fırçası bakarken benimle fotoğraf çektirmek isteyen bir hayranımla karşılaşmak hoşuma gitmiyor. Bazen de arka arkaya çok soru soruyorlar. "Avrupa Yakası"nda oynamaya başladıktan sonra sorularla beni daha da sıkıştıracaklar. Kaçmanın bir yolunu bulacağım artık. n

"Esprili, samimi, akıllı, dişli kadınlardan hoşlanırım"

Gürgen Öz nasıl kadınlardan hoşlanıyor?
Ciddi, asık suratlı kadınlardan hoşlanmam. Esprili, samimi, akıllı, dişli kadınlardan hoşlanırım. Doğallığı ve sadeliği severim. Kokoş ve çok süslü kadınlar itici gelir bana. Kendi giyim tarzı olan kadınlardan etkilenirim.


Siz kimlere gülüyorsunuz?
"Avrupa Yakası"ndan başlayalım. Gazanfer Özcan’ın konuşmadan rol yapmasını seviyorum. Bakışları, şaşırmaları… Hümeyra’yı ve Erol Günaydın’ı izlemek de keyifli. Okan Bayülgen’in absürt espri anlaşıyışı çok komik. Cem Yılmaz büyük bir komedyen. Bir de Şahan Gökbakar’ın ilk çıktığı dönemdeki skeçlerine gülüyordum.

"Yolda kendi kendime Cesur karakteri gibi konuşuyorum"

Oyuncu olmaya ne zaman karar verdiniz?
Çok hayal kuran bir çocuktum. Yalnız kaldığımda hayaller kurar, tek başıma oyunlar oynardım. Oyunculuğa ilk kez o zamanlarda yakınlık duydum. Oyun oynama duygusunun verdiği hazzı sevdim. Ortaokul ve lisedeyken farklı meslekler geçti aklımdan. Lisede okulun tiyatrosuna girdim. Çok sevdim. Ailemden gizlice Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvarı’nın sınavına hazırlandım ve kazandım.
Hâlâ çocuklukta olduğu gibi bir senaryonun içinde oyun oynuyor gibiyim. Yolda yürürken takip ettiğimi veya takip edildiğimi düşünür, bir katili oynarım. Yolda oyunculuk egzersizi yaparım.


Yeni karakteriniz için de yaptınız mı bu egzersizi?
"Avrupa Yakası"ndaki karaktere Bebek’te koşu yaparken çalıştım geçenlerde. Kendi kendime o karakter gibi konuşarak koşuyordum. Bir adam gördü halimi ve bu deli ne yapıyor diye şaşırdı tabii.



Konservatuvara niye gizlice hazırlandınız? Ailenizin hoşuna gitmedi mi oyunculuğu seçmeniz?
Annem beni çok destekledi. Yeteneğim olduğunu biliyordu. Babam mühendis. Daha matematiksel düşünüyordu. Onun gibi mühendis olmamı istiyordu. Torpil dönmeden konservatuvara girilemeyeceğine inanıyordu. Ama kazanınca sevindi. Beni destekledi. Şimdi alıştılar duruma. Ünlendikten sonra nasihatleri değişti biraz. "Paranı çarçur etme. Magazine bulaşma" diyorlar.



Hazır konu anne ve babanızdan açılmışken… Adınızı neden Gürgen koymuşlar?
Babam doğaya çok meraklı. Evde oturup saatlerce doğa ve hayvan belgeseli izler. Küçükken bana da izlettirirdi. Bir belgeselde gördüğü gürgen ağacının ismini vermek istemiş bana. 1978 doğumluyum. O dönemlerde pek tercih edilen bir isim değildi. Adımla alay edildiği de oldu. Babam sağolsun, radikal bir isim seçmiş. Ablamın ismi de Yaprak.



Televizyon izleyicisi sizi komedi rolleriyle tanıdı. Bir dramda oynamak ister miydiniz?
Tabii ki. Mesela "Yaprak Dökümü" bu konuda çok başarılı. Ben seyirciyi çok şaşırtmamak gerektiğine inanıyorum. Her şeyin bir zamanı var. Komediden drama geçerken doğru zamanı yakalamak lazım. Kendimi hazır hissettiğimde, doğru bir proje geldiğinde dram oynamamı seyirci de yadırgamayacaktır.

şahan gökbakar ''Beni ya severler ya nefret ederler'' sözleri


''Beni ya severler ya nefret ederler''

Sizinle ilgili bir şey dikkatimi çekti. İnsanlar sizi ya seviyorlar ya da nefret ediyorlar.Bu iki uç nokta sizi nasıl etkiliyor?
Bu durum benim iş yaptığım alanda doğru bir şey yaptığımı gösteriyor. Hayatta da böyleyimdir. İnsanlar ya beni çok severler ya da hiç sevmez. �Şahan iyi çocuktur� gibi arada kalan bir yorum olmadı benim hayatımda. Hep �Iyyy nefret ediyorum, iğrenç bir herif� ya da �Abi süper bir herif, muhteşem� diyorlar. Yaptığım iştede böyle konuşulması beni acayip tatmin ediyor. Demek ki, yüksek düzey bir iş yapıyorum ki, orta bir fikir yok. İki uçta fikirler. Bu beni çok mutlu ediyor.

Anne-Kız Aynı Dizide!

Kanal D'nin Reyting Rekortmeni Dizisi Binbir Gece'de Önümüzdeki Haftadan İtibaren Büyük Sürprizler Var

KANAL D'NİN REYTİNG REKORTMENİ DİZİSİ BİNBİR GECE'DE ÖNÜMÜZDEKİ HAFTADAN İTİBAREN BÜYÜK SÜRPRİZLER VAR

Dizinin başrol oyuncusu Bergüzar Korel'in annesi sinema sanatçısı Hülya Darcan, önümüzdeki haftadan itibaren Binbir Gecce'de ekrana gelecek.

Darcan, Bennu'nun (Ceyda Düvenci) Kıbrıs'ta yaşayan annesini canlandıracak. 5 bölüm konuk oyuncu olarak yer alacak Darcan, kızıyla karşılıklı oynayacağı için mutlu olduğunu söyledi. Ancak Binbir Gecce'deki değişiklikler bununla bitmiyor. Dizide Evliyaoğlu ailesinin hırçın gelini Füsun'u oynayan Yonca Cevher de son bölümde kayınvalidesi tarafından Kayseri'ye gönderildi. Çünkü Cevher, 7 aylık hamile...

Senaryoda hamile kalması mümkün olmadığı için de doğum yapana kadar rolüne ara verildi. Erkek bebek bekleyen Cevher, son bölümlerde sürekli bol elbiseler giyerek karnını saklamaya çalışıyordu.

Binbir Gece'nin Bennu'su Ceyda Düvenci Son Aşkını Unutamıyor


Binbir Gece'nin Bennu'su Ceyda Düvenci'nin Eski Aşkı İsmail Hacıoğlu'nu Unutamadığı, Ancak Geri Dönmesi Halinde de Affetmeyeceğini Söylediği Öğrenildi.

BİNBİR GECE'NİN BENNU'SU CEYDA DÜVENCİ'NİN ESKİ AŞKI İSMAİL HACIOĞLU'NU UNUTAMADIĞI, ANCAK GERİ DÖNMESİ HALİNDE DE AFFETMEYECEĞİNİ SÖYLEDİĞİ ÖĞRENİLDİ.

Tıpkı oynadığı dizide olduğu gibi önünde diz çöküp romantik bir evlilik teklifi almayı çok istediğini söyleyen Düvenci, evlilik hayali kuruyor.

Bergüzar Korel, Gazetecilerden Utandığını Söyledi!


Dün Gecce Sevgilisi Tan Sağtürk'le Baş Başa Romantik Bir Akşam Yemeği Yiyen Bergüzar Korel, Gazetecilerden Utandığını Söyledi!

DÜN GECCE SEVGİLİSİ Tan Sağtürk'LE BAŞ BAŞA ROMANTİK BİR AKŞAM YEMEĞİ YİYEN Bergüzar Korel, GAZETECİLERDEN UTANDIĞINI SÖYLEDİ!

Tan Sağtürk ile yaşadığı aşk ile adından sıkça söz ettiren 'Binbir Gece' adlı dizinin güzel oyuncusu Bergüzar Korel, balet sevgilisi ile birlikte önceki gecce Arnavutköy'deki restoranda karşılıklı romantik bir akşam yemeği yedi.

Sevgililer günü öncesi akşam yemeğine çıkan güzel oyuncu çıkışta kendisine yöneltilen "Sevgililer gününde Tan Bey size ne aldı?" sorusuna "Arkadaşlar kusura bakmayın, karşımda sizleri görünce gerçekten çok utanıyorum ve konuşamıyorum" cevabını verirken ünlü balet ise konuşmaktan kaçındı